AŞIK MIYIZ YOKSA DEDİKODUSUNU MU YAPIYORUZ?

2008-07-15 01:57:00

Seni çok seviyorum; bu üç kelimeden oluşan sihirli cümleyi hayatımızda çokça kullanırız. Bazen eşimize, çocuklarımıza, anne ve babalarımıza, bazen dost ve arkadaşlarımıza, bazen de Allah ve Resulu’ne karşı kullanırız. Ama bu cümle aslında ağızdan çıktığı kadar hafif ve ucuz değildir. Nasıl ki her söz sahibine bir sorumluluk yüklerse, bu sözde sahibine ağır bir sorumluluk yüklemektedir. Bu bilinçte olmayınca dile getirilen bu cümleler uçup giden sözlere dönüşür; ne söyleyene, ne söylenene bir fayda sağlamaz.Batılı bir Edebiyatçı olan Bernard Shaw seni seviyorum cümlesinin her zaman aynı değeri taşımadığını söyler. O der ki; bazen bu cümle şarap gibidir. Rengi ve kokusu vardır ama faydası yoktur. Bu cümleyi duyan ortaya bir şeylerin çıkacağını zanneder. Oysa ki o bir görünür, bir kaybolur. Uçucudur; varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark yoktur.Bazen bu cümle kahve gibidir. Söylersiniz, içilir ama besin değildir. Karın doyurmaz, hiçbir ihtiyaca cevap vermez. Bir de muhatabınız açsa sizin kahve niteliğindeki bu cümleniz ona zarar bile verebilir. Söylenme zaman ve mekanı doğru olmadığı için iki tarafada bir kazanç sağlamadığı gibi, boş ve anlamsız bir söze dönüşüverir.Bazen bu cümle gazoz gibidir. Havalıdır, duyduğunuz zaman kendinizden geçersiniz. Beylik laflar içerir. İşte sensiz yaşayamam, ya benimsin ya toprağın, sensiz dünyayı neyleyeyim gibi.. Ama tüm bu sözler gazoz gibi sadece etrafa hava saçar; içi boş, ama gürültüsü çoktur.Bazen de bu cümle su gibidir. Saftır, durudur, mütevazidir, beklentisidir, pazarlıksızdır. Çok söylenmez, herkese söylenmez, su gibi aziz tutularak değer verilir. ... Devamı